TÜRK's profileTURKTENDOGANPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
TURKTENDOGANTarihim Gururum, Bayrağım Namusum, Milletim Umudum, ATA'm Yolumdur. April 01 KIBRIS'ın ÖnemiKIBRIS’siz Türkiye hayali Adaya stratejik açıdan ilk bakan, adanın askeri stratejisini ilk değerlendiren ve askeri önemini ilk fark eden devlet yöneticisi Kanuni Sultan Süleyman olmuştur. Kanuninin gözünü açan ve Akdenizdeki bir adanın, önündeki denize stratejik açıdan hakimiyetini ispatlayan Rodos adası olmuş. Kanuni 1522’de Rodos’u alınca işin önemini iyice kavramış, Viyana’yı kuşattığı 1529 yılında, sadece ve sadece lojistik desteksizlik nedeni ile kuşatmayı kaldırmak zorunda kalmasını unutmayan Kanuni, o dönemde Kıbrıs adasının kendine yeteceğinden daha fazla zirai ürün yetiştirmesi, hayvancılığın gelişmiş olması ve bol miktarda hayvanın bulunması gerçeğini göz önüne alarak, Ortadoğuya düzenleyeceği seferlere adadan ikmal yapmayı planlamış ve adayı almayı defterine ve aklına yazmış. Zigetvar seferine gitmeden evvel atadığı Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa, Kanuni 1566’da Zigetvar kalesi önüne kendi eceli ile ölünce yerine geçen oğlu Sarı Selim’e (Sultan II.ci Selim) babasının Kıbrıs ile ilgili düşüncelerini anlatmış ve 1571’de Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu 13 ay süren bir mücadeleden sonra adayı Osmanlı topraklarına katmış. 1830’lu yıllarda, ileride dönemin Başbakanı olacak olan devlet adamı Benjamin Disraeli [1], Akdeniz ve Ortadoğu ülkelerini kapsayan uzun bir yolculuġa çıkar. Dönüşte bir rapor hazırlar. Bu raporun en can alıcı kısmı “Ortadoğu’ya hakim olmak isteyen devlet, Kıbrıs adasına da hakim olmalıdır” cümlesidir. Benjamin Disraeli, 1847’de yazdığı “Tancred” isimli eserde, Kitap IV, Bölüm I’de, “Kıbrıs’ın tasarrufu, İngiltere’ye, Akdeniz içinde hakimiyet etkisi sağlayacaktır ve Doğu Akdeniz’in gelecekteki kaderini onun ellerine teslim edecektir.” kehanetinde bulunur ve 1868 yılında Başbakan olur olmaz ilk işi, bu kehanetini öncelikli bir hedef olarak İngiliz İmparatorluğu’nun yapılması gereken işler listesinin ilk başına yazmak olur.
İngiliz İmparatorluğu, adayı askeri güçle alamayacağını bildiği için pusuya yatar ve Osmanlı İmparatorluğunun zayıf bir anını kollamaya başlar. Beklediği fırsat 1878 Osmanlı Rus savaşı ile önüne çıkar. İngiliz İmparatorluğu hem adayı ele geçirmek, hem de Hindistan ticaret yolunu tekrar açmak için Osmanlı İmparatorluğunun yanında yer alır ve Berlin Konferansı ile tüm isteklerine uluslararası geçerlilik kazandırır. Artık ada İngiliz kirasındadır. Lozan anlaşması ile de adadaki kiracılık statüleri de son bulur ve adanın mutlak hakimi ve sahibi olurlar. 20.ci yüzyılın ortalarına doğr, İngiliz İmparatorluğu, 2.ci dünya savaşından sonra dünyayı saran bağımsızlık hareketinden nasibini almaya başlar ve tüm sömürgelerine bağımsızlık yolunu açar. Bağımsızlık isteyenlerin arasında Kıbrıs da vardır. Kıbrıs’ta yaşayan ilk halkın anavatanları olan Türkiye ve Yunanistan ile üçlü görüşmeler yapan İngiltere adaya bağımsızlık vermeyi kabul eder. 1959’da başlayan “Cumhuriyet” görüşmeleri sonrasında taraflarca imzalanan 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşmasının eklerine göre adada, “Akrotiri” (AIJotur) ve “Dikelya” olmak üzere 9.99 mil kare tutan iki üs bölgesi “İngiliz Hükümran toprağı” olarak ayrılır. Ayrıca Akrotiri üssünde bulunan havaalanının kendine has uluslar arası bir FIR hattı tescil edilir.
Gerek İngiliz hükümeti, gerekse de ABD hükümeti, Akrotiri üssünü Ortadoğu’ya yönelik askeri harekatlarda ve uçuşlarda lojistik destek ve ikmal havaalanı olarak kullanmaya başlarlar.
1974 yılındaki Barış Harekatı ile adadaki güç dengeleri bozulur ve adanın kuzeyinde Türk ordusu konuşlanmaya başlar. Türkiye Cumhuriyeti gerek duyduğu anda ordusu için Maĵsa bölgesindeki Geçitkale havaalanını ve donanması için de Maĵsa ile Girne limanlarını kullanabilir konuma gelir.
2003-2004 yıllarında adada BM’nin hazırladığı Annan Planı rüzgarları esmeye başlar. BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın adını taşıyan “Annan Planı”, adada “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti”ni öngörmektedir. Referanduma sunulan 9000 sayfalık Annan Planı’nın “Giriş 8221; sayfasında yer alan ön koşullar bölümündeki -5- maddeden bir tanesi, Akrotiri ve Dikelya İngiliz üslerinin söz konusu Annan Planı dışında kaldığını ve üzerlerinde asla tartışma yapılamayacağını emretmektedir. İngilizlerin ilk işleri, Kıbrıs adası üzerindeki “Hükümran” topraklarını her tür tartışmanın ve anlaşmanın dışında tutmak olmuştur. Reddedilen Annan Planı referandumu yapıldıktan 6 gün sonra adanın üçte ikisini ellerinde tutan 750,000 nüfuslu Rum halkının oluşturduğu Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti AB’ye girer ve ada topraklarının %65’i AB kontrolü altına geçer.AB içindeki Siyasi grubun başını çeken Fransa, 2005 yılında Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetinden askeri üs ister ve yapılan antlaşma ile Baf bölgesindeki Andreas Papaandreu Askeri Havaalanı Fransa’nın kullanımına verilir. 2006 yılında ise bir İskandinav ülkesi olan Norveç, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ne başvurarak, askeri üs istediğini dile getirir. Kıbrıs adası, uzaklardaki ülkelerin bile üs elde etmek için yanıp tutuştuğu, çok önemli bir konumda bulunan stratejik bir yer. Aynı şekilde Türkiye de dünya üzerinde Jeopolitik ve Stratejik olarak çok önemli bir konumda yer almakta. Ada ile alakası olmayan, adada yaşayan insanlarla kan bağı, akrabalıkları olmayan ülkeler adada üs kurmuşken ve diğerleri üs kurabilmek veya havaalanlarını askeri amaçla kullanabilmek için sıraya girmişken, Türkiye Cumhuriyetinden, adada bulunan askerini geri çekmesini istemek ve Türkiye’nin adadaki haklarından vazgeçmesini talep etmek sadece bir saf dillik ve art niyettir.
Bu asla gerçekleşmeyecek bir Rum rüyasıdır sadece.
Hiçbir T.C. Hükümeti böyle bir adımı atmayı aklından bile geçirmez veya geçirse bile asla yaptırmazlar.
Prof. Dr. Ata ATUN Bülent Arınç HakkındaBÜLENT ARINÇ TARİHİ BİR SÖZ SÖYLEDİ : Adım farklı olsa heykelim dikilirdi" BÜLENT ARINÇ'IN KİM OLDUĞUNU KISACA AÇIKLIYORUZ : TARİH : 23 ARALIK 1930 , KUBİLAY'IN BAŞI, GİRİT'TEKİ KAMPLARDA İNGİLİZ VE YUNAN SUBAYLARI TARAFINDAN EĞİTİLEN BEDRANİ TARİKATININ BAŞI OLAN HAÇLI KÖPEĞİ BİR MÜRTECİ (İRTİCACI) TARAFINDAN KÖR BİR BIÇAKLA KESİLİYOR. BU HAÇLI ŞEYH : DERVİŞ MEHMET. MANİSA'YI YUNANA SATAN VE EYLÜL 1922 SABAHI YUNANISTANA KAÇAN MANISA VALİSİ HÜSNÜ EFENDİNİN BU ŞAHISLARIN BÜLENT ARINÇ İLE İLİŞKİSİ Mİ NE? ÇOK KÜÇÜK BİR DETAY: DERVİŞ MEHMET, BÜLENT ARINÇ'IN ÖZ MÜ ÖZ DEDESİ . BU ÜLKE BÖYLE İLGİNÇ BİR ÜLKE BİR TARAFTA CUMHURİYET ŞEHİTLERİ ANMA HAFTASINI YAPIYORUZ, BİR YANDAN ŞEHİTLERİMİZİ KATLEDEN ADAMLARIN TORUNLARINI EN YUKARIYA TAŞIYORUZ BÜLENT ARINÇ TEK DEĞİLDİR. O KATLİAMI YAPAN VE SONRA ASILAN 187 HAİNİN TORUNLARININ TAMAMI BUGÜN EKONOMİ, İŞ DÜNYASI VE SİYASETİN EN ÜST MERTEBELERİNDE OTURUYORLAR. SELAM SANA TÜRK EVLADI ! AKLINI BAŞINA AL, SEÇTİKLERİNİN KİM OLDUĞUNU İYİ TANI BU ÜLKEYİ PARAMPARÇA ETMEK İSTEYENLERİN KUTSAL İTTİFAKINI GÖR ARTIK ! Nedim ÇAKMAK; Hüsnüyadis Hortladı March 06 Ermenistandan Çifte Vatandaşlık KanunuErmenistan'da Cifte Vatandaşlık Yasası Kabul Edildi. "Hepimiz Ermeniyiz" Diyenlere Duyurulur Sinan OGAN - TURKSAM Başkanı 26 Şubat 2007 tarihinde Ermenistan Parlamentosu'nda Çifte Vatandaşlığa ilişkin 'Vatandaşlık Yasası'nda değişiklik öngören yasa tasarısı 131 sandalyeli Ermenistan Parlamentosunda 66 kabul, 5 red ve 4 çekimser oyla kabul edildi. Parlamento'nun neredeyse yarıya yakını oylamaya iştirak etmedi. Kabul edilen yeni yasa gereği, yabancı ülke vatandaşları Ermenistan vatandaşı olabilecek, son 3 yıldır Ermenistan'da ikamet ediyor ve kayıtlı durumda iseler seçimlerde de oy kullanabileceklerdir. Yasanın ilk adımı 2005 yılında düzenlenen bir referandumda, çifte vatandaşlığı yasaklayan anayasa maddesinin kaldırılmasıyla atılmış ve gecen yıl da hazırlanarak parlamentoya sunulmuştu. Türkiye'yi yakından ilgilendiren bu yeni gelişmeyi birkaç açıdan değerlendirmek gerekmektedir: Ermenistan İc Politikası Açısından: Bölgesel Siyaset Açısından: Türkiye Açısından: "Hepimiz Ermeniyiz" Diyenler Açısından: Bu önemli ve ilginç yazının tamamını Uluslararası İlişkiler ve Stratejik analizler Merkezi TURKSAM’in web sayfası olan www.turksam. org adresinden okuyabilirisiniz. Ayni adreste ayrıca Dr.Şenol Kantarcı’nın Ermeni Tasarısı ABD Kongresi Temsilciler Meclisinden Geçer mi? başlıklı makalesini de okuyabilirisiniz. ********************************************************************************************
Ülkemizde, son 6-7 senede gelmiş 100.000... üzerinde ermenistan vatandaşı yaşamaktadır. Milyonlarca vatandaşımız işsizlik ızdırabını yasarken, genellikle ev işleri ve pazarlarda satış yapan bu ermenilerin aileleri ermenistanda yaşamakta ve ermenistana zaman zaman gidip gelmektedirler.
Ermeni diasporasının Van'da emekli ermenileri yerleştirme projesinin önce Turgut OZAL tarafından kabulü ve sonra halktan gelen tepkiler nedeniyle ertelendiği bilinmektedir.
Simdi Tayyip ERDOĞAN'in desteğinde 4 trilyon TL’ye onarılan Van Akdamar ermeni kilisesi, cemaat beklemektedir. Zira su anda yeterli sayıda ermeni Van'da yoktur. Her ne kadar son 5 senede sayıları artmış olsa da gene yetersizdir. Ermeni-Kürtçü işbirliğinin bu konuda da mesafe almaya çalıştığı bilinmektedir.
Güvenlik güçleriyle çatışmada öldürülen Aramenek BAKIRCIYAN ve Hrant DINK Üsküdar Ermeni Surp Harç Lisesinde belletmen olarak görev yaparken DIYARBAKIR -VAN çevresinde Müslüman olmuş, kürtleşmiş ermenileri bulup surp harc lisesine getirerek eğitmişlerdir. Bu liseye TÜRK öğrenci almaz ve öğrencilerinden tıkko-pkk gibi terör örgütlerine bir çok katılım sağlamışlardır.
Bu çalışmalara Hrant DINK ile beraber Diyarbakırlı papaz Der GRIGOS ve Arjantinden Türkiye’ye gelen ermeni patriği Karakın HACADURYAN büyük destek vermiştir. Hatta Karakın HACADURYAN Türkiye’ye gelmek için bu çalışmaların yapılmasını şart koştuğu bilinmektedir. Bu bölgeden toplanarak Surp Harc Üskudar Ermeni lisesinde okuyanların VAN 'da iskanına özen gösterilmiştir.
Ermenistanın çifte vatandaşlık kanunu Türkiye'de kacak çalışan, iyi Türkçe konuşan ve çoğalan ermenilere hukuki imkan yaratmaktadır.
Gizli Ermenilerle ilgili çalışmaları ile tanınan Prof.Dr.SALIM COHCE; gizli ermeniler ve Türkiye'de çalışma imkanı bulan ermenilerin pkk sonrası ''şehir terörü'' döneminde AB-ABD tarafından kullanılacağı düşüncesini desteklemektedir.
Ermenistanin çifte vatandaşlık yasası bir de bu yönlerden ele alınarak bakılmalıdır. March 05 3200 Yıllık MezarlarımızKuzey Doğu Anadolu’da insan at ve köpeğin yanyana gömüldüğü 3200 yıllık bir mezarın bulunması Orta Asya ile Anadolu bağlarının binlerce yıl öncesine dayandığını gösterdi.
Türklerin Anadolu’daki 3 bin 200 yıl önceki izleri bulundu Kuzey Doğu Anadolu’da insan at ve köpeğin yanyana gömüldüğü binlerce yıllık bir mezarın ortaya çıkarılması Orta Asya ile Anadolu’nun bağlarının bilinenden de daha eski geçmişe dayandığını gösterdi. Doç. Alpaslan Ceylan, bulunan mezarın Anadolu tarihi açısından çok önemli olduğunu söyledi. 3200 yıllık bağ!.. Anadolu’da ilk kez, insan, at ve köpeğin yan yana gömüldüğü bir mezar ortaya çıkarıldı. Kuzey Doğu Anadolu’da bulunan mezarın Anadolu ile Orta Asya’nın bağlarının binlerce yıl öncesine dayandığının en önemli bulgularından biri olduğuna dikkat çekildi. Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alpaslan Ceylan, “Türk Dünyası Yüzey Araştırmaları Projesi” kapsamında sürdürülen çalışmalar kapsamında Kuzey Doğu Anadolu’da ortaya çıkarılan insan, at ve köpeğin yer aldığı mezarın ilk belirlemelere göre MÖ 2-1 binli yıllara ait olduğunu anlattı. Mezarın kesin tarihini belirlemek için çalışmaların sürdüğünü kaydeden Doç. Dr. Ceylan, proje ekibinde yer alan antropologların da konuyla ilgili çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “Bu mezar Anadolu tarihi açısından çok önemli” diye konuştu. Ceylan, “Anadolu’da bu tip bir mezar ilk defa ortaya çıkarıldı. Kaçak kazı yapanlar tarafından talan edilmeye çalışılan tarihi mezarlıklar arasında tespit ettiğimiz mezar, Orta Asya ile Anadolu’nun bağlarının binlerce yıl öncesine dayandığını gösteriyor. Bu mezar Türk kurgan geleneğini ile örtüşmekte” dedi. USD nin Stratejik OrtaklığıAşağıdaki jpeg formatlı belge, google earth'ün stratejik sürümünde yer almaktadır. Bu metni hazırlayan stratejistler ve bu elemanların ait oldukları ülke bizim stratejik ortağımız olarak lanse edilen Amerika Birleşik Devletleridir. Buradan hızla nereye koşturuluyor olduğumuzu ve nerelere atfen konuşturuluyor !!! olduğumuzu iki kere düşünmeliyiz. Not: Resmin (haritanın) ortasında yer alan metin ingilizce bilmeyenler için çevrilmiştir. kürdistan: Diyarbakır kuzey kürdistanın başkentidir ( tıpkı erbilin güney kürdistanın başkenti olduğu gibi). Diyarbakır nüfusunun %100 ü kürttür. Türkler tarafından işgal edildikten sonra bölge Güney Doğu Anadolu Bölgesi adını almış olsada bu bölgede yaşayan insanlara ülkenin geri kalan insanlarına verilen hakların aynısı verilmemiştir ve dahası herkesçe bilinmektedir ki şeytani ve barbar rejim bölgede tahrip edilmedik kürt köyü bırakmamıştır. Bunun altında yatan gerçek ise kürtlerin bağımsız devlet kurma fikrinden asla vazgeçmemeleridir. |
|
|||||||||||||
|
|